Yazı Detayı
08 Mart 2017 - Çarşamba 16:25
 
Anılardın bir demet
Ümit Kayaçelebi
 
 

Hiç görüp tanımadığım amcam Mehmet Remzi Kaya Çelebi'nin bir kaza neticesinde bir bacağının kaybederek albaylıktan emekli olup Ankara'ya yerleştiğini haber aldım.


       Adresini bilmediğim için kendisini bir türlü bulmam mümkün olmuyordu. Bu vesile ile kızının öğretmen olduğunu öğrendim. 30 yıl önce bir Ankara seyahatimde Millî Eğitim Müdürüne çıktım. Durum anlatarak amcamın kızını hangi okulda öğretmenlik yapmakta olduğunu sordum.


      Aldığım cevap şu oldu:
      -Bakanlıkça yasaklandığı için bayan öğretmenlerin adreslerini vermemiz mümkün değildir.
Odadan dışarı çıktığımda, müdürün yanında bulunan bir yaşlı adam da arkamdan çıktı. Bir dakika durur musunuz diye bana selendi:
-Konuşmalarınızdan sizin Vanlı olduğunuz anladım. Ben burada Başkâtibim. Gelin size aradığınız ve istediğiniz adresi bulup vereyim. Dedi.
Adamın odasına girdik. Adresi bularak bana verdi ve ilave etti:


      -Benim babam 50 sene önce Van'da memuriyet yapmıştı. Vanlılar hakkında bize o kadar güzel öyküler anlatmıştı ki, o öykülerin etkisi ile adresi size veriyorum. Çünkü babam Vanlılardan hiçbir kötülük gelmez demişti.
O anda gözerlim yaşardı ve teşekkür ederek yaşlı başkâtibin elini öperek odasından ayrıldım.
Hiçbir zaman asla unutamadığın o gözyaşları aradığım adresi bulmanın sevinç gözyaşları değildi. Van'ın bıraktığı ve Vanlıların bıraktığı güzel ve olumlu intibaların göz yaşları idi.


      Erciş'te hemen herkesin çok yakından tanıdığı ve çok sevdiği, bir dönem Türkiye'deki tüm türkü severlerin vazgeçemeyeceği eşsiz ses ve TRT radyolarının değerli solisti Atakan Çelik, iki yıl önce bugün (13 Aralık 2007) aramızdan ayrılarak ebedi hayata göç etti.
Hiç kimseye kötülük düşünmeyen yüreği, küçük, büyük herkesle dost olmayı başaran kişiliği ve bulunduğu ortamları sesi ile olduğu kadar esprileri, fıkraları ile de şenlendirmeyi beceren arkadaşımız gerçek bir gönül dostuydu...İyi bir hemşeri iyi bir arkadaştı...
İki yıl önce bugün Ankara Radyosu'nda; büyük stüdyoya taşınan cenazesinin önünde unutulmaz bir tören düzenlenmişti. Törende kapanış konuşması görevi bana verildi. O gün şunları söylemiştim:
"Sesi, fiziği ve öğrenim durumu itibariyle Atakan Çelik, Türkiye radyolarında halk müziği dalında bir ilkti. Radyo mikrofonları ilk kez bu kadar yumuşak, kusursuz ve yöre ağzıyla okuyan bir sesle tanışıyordu. Kameralar televizyonlarda görüntü verirken izleyenler ilk kez böyle yakışıklı birini izliyordu. Ve radyodaki hocaları halk müziği icra eden öğrencileri arasında ilk kez bir öğretmenle karşılaşıyor, hal, hareket ve davranış olarak O'na hayran kalıyorlardı..."
Stüdyoyu dolduran meslektaşları, arkadaşları, hemşerileri, ailesi, basın mensupları ve o gün orada bulunan türkü sever yüzlerce dostu gözyaşlarını tutamıyorlardı... Konuşmam devam etti. Radyo ve radyo dışındaki yaşamından kısa bir kaç kesit sundum, radyoya ve mesleğine olan ilgisinden bahsettim... Konuşmamın sonuna doğru şunları şöyleyim:
"Dört yıl eğitim... Sonra bir süre staj ve daha sonra "ses artisti" olarak iki yıl TRT mikrofonlarında hizmet yaptı... Arkasından sahne hayatı... Ama ne ilginçtir ki, yüksek ücretler aldığı sahne hayatı, peş peşe gelen turneler, film teklifleri hepsi, rahmetliyi bir anda sarhoş etmeye yetti... O uysal kişiliği, engin ve hoşgörü dolu yüreği ile başkalarını kırmamak ve üzmemek adına bazı hatalar yaptı. Bu hatalar, başkalarına aşırı güvenmek, onları sık sık affetmek ve çok yorucu bir tempo ile dinlenmeden çalışıp, sayısız toplantı ve davetlere katılarak sıhhatini ihmal etmek... Bu yüzden de, sağlığı genç yaşta bozuldu, bugün O'nu, yakalandığı amansız bir hastalığından kurtaramamanın acısını ve kederini yaşıyoruz..."


     Ve en sonda mikrofondan ayrılırken hakkında söylenen şu iki sözü de söyleyip kürsüden indim:
"Biri hayatta, öteki rahmete gitmiş iki büyük sanatçının O'nun için söylediklerini burada tekrarlamak istiyorum: Sanat güneşimiz merhum Zeki Müren, "O'nun sesini dinlerken doyamıyorum, aynı parça bile olsa tekrar, tekrar dinlemek istiyorum." demişti.
Ünlü Halk Müziği Sanatçısı Nuri Sesi güzel de, "Halk müziğinde hem sesi güzel hem yakışıklı pek çıkmıyor, Atakan, bu konuda tektir. O, hepimizi geçecek... diyordu..."


      Rahmetli arkadaşımı bir kez daha burada anarken On'unla ilgili albümümdeki bazı fotoğraflara burada yer vermek istedim. Rastgele bir kaç tane seçtim...Eminim, fotoğrafları izleyen bir çok hemşerimizin, ortak arkadaşımızın ve ona hayran bir çok türkü dostu insanımızın ister, istemez yüzlerinde buruk bir tebessüm, yüreklerinde keder dolu bir heyecan oluşacak ve hepsi de derinden bir iç geçireceklerdir. Ardından yürek dolusu bir coşku ile hepsinin de birer rahmet okuyacaklarını düşünüyorum...
Seni unutmadık, unutmayacağız... Rahat uyu Sevgili Atakan...

     HAKKI EMMİ
Erciş'in ünlü ve renkli simalarından söz ederken en başta, Hakkı Emi, Veli Dayı ve Helim Hoca gelir. Hakkı emi ile Helim Hoca'yı yıllar önce kaybettik.Veli Dayı'nın aramızdan ayrılması ise henüz çok yeni, birkaç ay...
Rahmete kavuşmuş bu üç kişi, yaşamları boyunca Erciş'te hep ilgi, sevgi ve saygı gördüler. Bu gün aramızda değiller ama gün yok ki, onlardan söz etmeyelim, onları anmayalım... Ne mutlu onlaraki, her mecliste, her toplantıda adları anılır, anıları dile getirilir, anlattıkları dilden dile dolaşır....
Bu gün sadece Erciş'te değil çevre il ve ilçelerde bile onları tanımayan yok. Yüzlerini görememiş ama dilden dile dolaşan nükteli anlatılarını duymuş nice yüzlerce genç kuşak bile yeri geldiğinde onları anıyor. "Rahmetli Hakkı Emi..." veya "Allah rahmet etsin Helim Hocaya..." yada "Rahmetli Veli Dayı bir gün..." diye söze ve mutlaka bu üç değerli hemşehrimizden bir fıkra, bir anı veya küçük bir öykü ile söz ediyor...

      Bunlar güzel şey, öldükten sonra arkasından rahmet okuduğumuz, anlatıları ile gönlümüzde yaşattığımız kaç fani vardır ki çevremizde?...

Hakkı Emi, sağlığında kasaplık yapardı. Bu yüzden Kasap Hakkı diye de anılır. Ama, sevenleri O'nun bahsini ederken daha çok,"Hakkı Emi" diye söz ederler. Veli Dayı demirciydi. Sıcak demir işleri yapardı. Bu mesleğinin yanında O'nun çok kuvetli birde hobisi vardı: Avcılık. O kadar ki, anlattıklarının büyük bir bölümü, avcılığı ile ilgili olduğundan O'nu "Avcı Veli" veya "Avcı Veli Dayı" diye de tanıyoruz.

       Helim Hoca'yı bildik bileli O hep Erciş'in Salihiye Mahallesi'nin muhtarıydı. Siyah takım elbisesi, üzerinde kösteği bulunan yeleği ve başındaki fötr şapkasıyla her zaman dikkat çekerdi... Asıl adı "Abdulhalim" olan merhum hemşehrimizin renkli kişiliği ve ünü, Hakkı Emi'den, Veli Dayı'dan geri kalmazdı...

Hakkı Emi, yaşlanıp kendini emekliye ayırdıktan sonra, kendi gibi rahmete giden oğlu Osman'ın kahvesine takılır çok zaman orada dostları ile muhabbet ederdi. Sevenleri O'nu orada görünce hemen çevresini kuşatır, başlarlardı konuşmaya:

    "-Hakkı Emi, askerdeyken hanı bir gün uçağa binmiştin ya, rahmet babana, onu bir daha anlatsana...

Hakkı Emi de sevenlerini kırmaz anlatırdı. Anlatırken de anılarında biraz sevimli abartılar olurdu bunlar da dinleyenleri sıkmaz aksine hoşa giderdi. Bu alıntıların daha sonra dilden dile dolaşırken hayal gücü yüksek, hünerli Ercişliler tarafından bazı ilavelerle biraz daha süslendiğini ve dahada sevimli olduğunu görüyoruz...

    Veli Dayı'nın da yoldan geçerken kendisini kim görürse, sohbet etmek için ya önünü keser ya dükkanına davet eder veya çok hastasıysa (aşırı hayrnı) dükanına gidip, Onu hem çalışırken izlemek hemde arada bir anlattığı avcılık öykülerini bizzat kendisinden dinlemek için gün boyu hep yanında kalırdı...

Helim Hoca'nın hem din hocalığından gelen şöhreti hem muhtarlığı ve biraz da

politika ile ilgili olması O'nu daha bir karizmatik yapmıştı. Halkla ilişkileri sürekliydi ve onlarla her gün iç içeydi.

      Askerlik anılarına doyamadığımız Hakkı Emi, Avcılık hikâyeleri ile belleklerimize kazıdığımız veli Dayı ve fıkraları yanında öğütleri ile de çevresine moral ve şifa dağıtan Helim Hoca'yı burada bu kadar andıktan sonra onlardan birer alıntı veya duyum nakletmezsek onlara saygısızlık olur diye düşünüyorum.

 

 
Etiketler: Anılardın, bir, demet
Yorumlar
Diğer Yazılar
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
istanbul escort