Yazı Detayı
26 Temmuz 2017 - Çarşamba 09:46
 
Berlin panteri Turgay Şeren
Ümit Kayaçelebi
 
 

    “Galatasaray, Helsinborg'la özel bir maç yapıyordu. İkinci devrede Helsinborg sol açığı, Gazhane tarafındaki Galatasaray kalesine yerden bir şut attı. Top sağ alt köşeden girerken Cim-Bom'un kalecisi resmen uçtu, topu yumrukladı.

     Top Helsinborg santrforunun önüne düştü. Santrfor, penaltı noktası üstünden füze gibi bir şut çıkardı.

Top sol direğin doksanından kaleye giriyordu... "Gol" dedik.

    Ama kaleci yattığı yerden nasıl havalandı, karşı köşeye nasıl uzandı, topu yumruklayıp kalenin üstünden nasıl kornere attı, hâlâ akıl erdiremiyorum.

Bir kaleciyi sıradanlığın dışına çıkarıp "büyük kaleci" yapan da buydu işte.

    O golü hangi kaleci yese, kimse ağzını açıp bir şey söyleyemezdi. Ama o, Turgay'dı...”Usta şair Ülkü Tamer işte bu sözlerle anlatıyor efsane kaleciyi. Gelin büyük Galata saray’lı Turgay Şeren’in, nam-ı değer Berlin Panteri’nin hayatına bir göz atalım...

15 Mayıs 1932’de Ankara’da doğar. Babası Atatürk’ün özel kalem müdürü Sabit Şevki Bey’dir. Turgay Şeren dünyaya geldiğinde ismini bizzat Atatürk, “Türkay” olarak koyar. Turgay Şeren’in asıl adı Türkay Sabit Şeren’dir.

    Atatürk’ten sonra İsmet İnönü cumhurbaşkanı olduğunda Atatürk’ün bütün yakınlarını Ankara’dan uzaklaştırdığı gibi Sabit Bey’i de Ağrı’ya kaymakam olarak atar. Sabit Bey Ağrı’da vefat eder. Küçük Türkay annesiyle Çorlu’ya yerleşir.

  Annesi Çorlu’da Fransızca öğretmenidir; ancak kazandığı para Türkay’ın okul taksitlerini ödemeye yetmez. Türkay da Leyli Mecanni (Devlet Parasız Yatılı) sınavlarına girerek kazanır ve Mekteb-i Sultani’de eğitimine başlar.

    Türkay, Mektebi-i Sultani’nin ilk kademesinde okurken Ali Sami Yen stadı yapılmaya başlanır. Temel atma için okulun bütün talebelerinden 5 lira 10 lira bağış yapması istenir. Türkay da harçlığı olan 10 lirayı seve seve stadın yapımı için bağışlar. 

    Yıllar sonra Ali Sami Yen Stadı’nın kapanış törenlerinde bu anısını gözleri dolarak anlatacaktır. Galatasaray Lisesi’nde okurken Fransız hocalar Türkay ismini telaffuz etmekte zorlanırlar. Çünkü Fransızcada ‘ü’ ve ‘k’ harfleri yoktur. Fransız hocaların dillerinde ‘Türkay’ ismi ‘Turgay’ olur ve öyle kalır. Artık herkes Turgay diye seslenmektedir bu öğrenciye...

    Turgay, Galatasaray Lisesi’nin hem voleybol takımında, hem basketbol takımında forma giymektedir. Aynı zamanda lise futbol takımının da santrforudur.

    Hafta sonu günleri izinli çıkmayıp okulda kalan birkaç arkadaşıyla iç avludaki sahada 'pastasına' birbirlerine şut çekme yarışları yaparlar. Bu yarışları çoğu zaman kalecilikteki maharetleri sayesinde Turgay kazanır.

    O senelerde Galatasaray’ın teknik direktörü İngiliz Pat Molloy’dur. Galatasaray futbol takımının alt yapısı olarak görülen Lise futbol takımının da maçlarını takip eden Molloy bazı haftasonları okul takımındaki gençlerin oynadığı bu oyunları da seyreder.

 İşte bu gözlemler sırasında Turgay Şeren’in kalecilikteki maharetlerini fark eder. Turgay’ı yanına çağırıp sorar: “Bizim idmanlarımıza gelmek ister misin çocuk?” Turgay’ın cevabı bellidir: “Tabi ki gelirim!”

  Turgay antrenmana gider. Molloy onu kaleye geçirir.

    Antrenmandan sonra Turgay’ı çağırıp şöyle der:“Bak evlat, eğer santrfor oynarsan 3-5 sene sonra senden daha iyi şut çeken birisi gelir, kaybolur gidersin. Ama kaleciliğin yaşı yoktur, kaleye geçersen en az 10 sene oynarsın, karar senin.” 

 Bunun üzerine Turgay Şeren efsanesi oluşmaya başlar.

    Bu arada Turgay Şeren’in hafta sonları okulda kalıp pastasına şut çekiştikleri öğrencilerden birinin adı da coşkun’dur. O Coşkun da yıllarca Galatasaray futbol takımında Turgay’ın önünde savunma oynayacak, futbolu bıraktıktan sonra da uzun yıllar Galatasaray’ı ve milli takımı çalıştıracaktır. İşte o çocuğun adı Coşkun Özarı’dır!

   Turgay 17 yaşında Galatasaray A Takımı’na bir sene sonra da milli takıma yükselir. Aynı zamanda Galatasaray Lisesi’nde de talebeliğe devam eden Turgay adeta ders çalışır gibi kaleciliği öğrenir.

   Birebir pozisyonlarda ne yapması gerektiğini, yan toplara nasıl çıkması gerektiğini, ceza sahası içerisinde nasıl yer tutması gerektiğini kurallar halinde öğrenir. Bütün bunları da Allah vergisi yeteneğiyle birleştirince Turgay Şeren efsanesi ortaya çıkar.

   17 Haziran 1951 yılında Türk milli takımının en gururlu günlerinden biri yaşanır. Milli takımımız Berlin’de Batı Alman milli takımı karşısına çıkar. Almanya, İkinci Dünya Savaşı’ndan yeni çıkmış, halkın morale ihtiyacı var.

Adeta ulusal mücadele havasında çıkıyorlar maça. Zaten maçın Türkiye gibi zayıf gördükleri bir rakiple ayarlanmasının sebebi biraz da budur.

   Türkiye’yi yenip “Bakın her şeye rağmen sporda ayakta kalmayı başarabiliyoruz” deyip halklarına tutunacak bir dal vermektir amaçları. Ancak o gün hiç hesapta olmayan bir şey olacak, 19 yaşındaki bir Türk genci Almanlara savaştan sonraki en büyük darbeyi indirecekti.

Berlin Olimpiyat Stadı’nda yaklaşık 90bin seyirci vardır. Seyircilerin uğultusu arasında milli takımlar sahaya çıkar. Almanlar adeta savaşır gibi sağdan soldan gelmektedir.

   Gol ha geldi ha gelecektir. 19 yaşındaki genç kaleci, kalesine gelen şutları kah eliyle kah ayağıyla çelmektedir; ama elinde eldiven bile olmayan bu kaleci ne kadar dayanabilecektir ki.

 Elbette goller gelmeye başlayacaktır. Derken süperiz bir gelişme olur ve Recep Adanır’ın golü gelir. Alman tribünleri sus pus olur. Türkiye 1-0 öndedir.

    Almanlar ataklarını iyice sıklaştırırlar. Turgay kalesinde devleştikçe devleşir, panterleştikçe panterleşir. Şutları kurtardıkça kendine güveni artmakta, gözü pekleşmektedir. 90. dakikaya Türkiye 2-1 önde girer.

    Stat uğultudan inlemekte, Alman futbolcuların gözü hiçbir şey görmemekte, kulakları hiçbir şey duymamaktadır. Hakem Carpani’nin 90 dakikayı bitiren düdüğünü bile duymazlar, oyuna devam ederler. En sonunda Carpani koşup topu kucaklamak zorunda kalır. Alman futbolcular maçın bitmesine itiraz ederler; ama nafile. Türkiye, Turgay’ın müthiş oynadığı karşılaşmayı 2-1 kazanmıştır.

Bu maç Almanlar için o kadar milli mesele haline gelmiştir ki, soyunma odasına giderken Alman gazilerinden birisi Turgay’ın sırtına bastonuyla vurur; “İşte yenilgimizin sebebi Türk bu!” der. Turgay Şeren’in lakabı artık Berlin Panteri’dir.

 
Etiketler: Berlin, panteri, Turgay, Şeren,
Yorumlar
Diğer Yazılar
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
istanbul escort