Yazı Detayı
24 Şubat 2017 - Cuma 16:13
 
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Ümit Kayaçelebi
 
 

    Prof.Dr. Mustafa Sönmez benim çocukluk arkadaşımdır. Bizler Bahçıvan Mahallesinde çocukluğumuzu yaşadık gençlik yıllarımızda bu mahallede geçti.
Sevgili Mustafa ile kaç sene bir lastik topun peşinden koşturduk durduk. Top oynamayı seviyorduk ama bir topumuz bile yoktu. Allah razı olsun eski meydan müdürü Ekrem Ergun'un oğlu Taner'in arada bir getirdiği topla vaziyeti kurtarıyorduk.
Mustafa okumayı çok severdi ve çok kitap okurdu. Beraber kütüphaneye gider kitap okurduk. Sinemaya giderdik o siyah-beyaz filmlerin oynadığı yıllarda.


      Derken efendim biz İlkokulu Atatürk İlkokulunda okuduk ondan sonra Atatürk Lisesine gittik ve dillerimiz ayrı düştüğü için (bana almanca ona İngilizce çıktı) ayrı sınıflarda okuduk.


    Ben tahsilimi fazla sürdüremedim. Fakat Mustafa çok çalışkan ve Zeki olduğu içn (Önceden de belli idi zaten) yüksekokullarda okudu ve bir gün baktım Cumhuriyet Gazetesinde Ekonomi yazıları yazıyor. Ve anladım ki şu anda da ülkemizin sayılı ekonomi yazarlarından birisi.
Arkadaş hatırına arada bir sırf Cumhuriyet Gazetesi de almaya ve yazılarını takip etmeye başladım. Onunla bir Vanlı olarak gurur duyuyorum. Herkesin görüşü çok önemli değil bana göre önemli olan insanın yaşadığı ülkeye yaptığı katkılardır.


     Bu gün de çocukluk arkadaşımın 23 Ekim depreminden 3 gün sonra yazdığı bir yazıyı burada sizlerle paylaşmak istedim Sevgili dostlar
Bakalım sevgili Prof.dr. Mustafa Sönmez o gün 26 Ekim 2011 tarihli Cumhuriyet Gazetesinde bakalım ne yazmış:
'Bir deprem, bir sel, hortum, heyelan… Afetler karşısında çaresizlik yaşayanların yüzlerindeki acıyı, korkuyu, tükenmişliği gördükçe, "Büyük İnsanlık"ın, doğa karşısında, çağlardır yaşadığı ilerlemeye karşın, ne yapsa yine de aciz kaldığını, içim burkularak izlerim hep. Çaresizlik, "büyük insanlık"ın tümü için değildir elbette.


     Altta kalanların canı çıkar, acıyı onlar çeker, çaresizlik onlar içindir. Depreme karşı en dayanıksız barınaklar onlarınkidir. Selin önüne katıp götürdüğü onların barınakları, gecekondularıdır…
Anayasasına "barınma hakkı, sağlık hakkı, çalışma hakkı herkes içindir" yazan devlet, pek hatırlamaz bu sorumluluğunu. Gücü yeten, afete karşı önlemini alır, sağlam binalar yapar; güçsüz olan için başını sokacak bir damdır öncelikli olan.
En lüksünden en sıradanına kadar, özellikle deprem riski olan bölgelerde, barınağın insani yaşam şartlarına uygunluğunu sağlamak, bunu denetlemek devletin sorumluluğudur. Ama nerede? Doğduğum şehir Van'ın tarihi depremlerle doludur. Çoğu Anadolu illeri gibi. Van'da depremle ilk tanışıklığım 1968'in Kurban Bayramı sabahı oldu. O sarsıntıdan duyduğum korkuyu bugün bile hissederim. Sert bir sarsıntı değildi ama korkutmuştu, yer yer çatlaklara yol açmıştı Van'ın o dönemdeki kerpiç evlerinde. Okuduğum lisenin duvarlarında çatlaklar olduğu için okulu bir süre tatil etmiş, sonra başka bir binada, eğitime devam demişlerdi.


      Van'da tanıştığım depremi 1999'da, İstanbul'da bir kez daha yaşadım. 17 Ağustos sabahı uykularımızı altüst eden o sarsıntı, çoğumuz gibi benim de kâbusum oldu. O felaketten sonra İstanbul'a, "Depremini bekleyen şehir" dediler. Özellikle Anadolu'daki her deprem, vurduğu kentin üstüne projektörleri de çevirir. Her enkazın altından yoksulluk çıkar. Yoksulluk, Van'da da çıkacaktır yıkıntıların içinden. Hakkâri, Bitlis ve Muş ile Van, Türkiye'nin en yoksul illeri arasında. Nüfusun yüzde 49'u kentlerde yaşıyor.
Yani Türkiye'nin kentleşme ortalamasının (yüzde 72) bir hayli gerisinde. Van, çevre illerinden göç alır ama Batı illerine daha çok göç verir. Depremin vurduğu Van ile Erciş, nüfusun en yoğun olduğu merkez ilçeler.


      Hayvancılığın ihmali ve kırda yaşanan düşük yoğunluklu savaşın da itmesiyle, kent merkezleri kırlardan büyük göç aldı. Bu, konuta olan talebi de hızlandırdı. 1980'lerden başlayarak Van'ın, Urartu Uygarlığı'nın mirası su kanallarıyla sulanan geleneksel bahçeli evleri yıkıldı, yerlerini çok katlı apartmanlar aldı. Yapılanların sağlıklı, denetlenmiş binalar olduğu pek söylenemezdi. Son depremin gündüz yaşanması can kaybını düşürücü bir etken ama evlerin çoğunda ciddi hasar olduğu bildiriliyor. Geleneksel olarak kaçakçılığın, özel olarak uyuşturucu kaçakçılığının kente getirdiği bir sermaye birikimi var. Eskiden bu birikim büyük illere aktarılırdı. Son zamanlarda ise bu paranın, Van'da büyük otel, iş merkezi gibi yapıların yanında görece lüks konut yatırımına dönüştürüldüğü gözleniyor.
Bu konutların alıcıları arasında İranlı tüccarlar da var. Ama genelde yapı stokunun kalitesi iyi değil. Nasıl iyi olsun? Van, resmi işsizliğin yüzde 17, gerçek işsizliğin yüzde 30 olduğu bir kent. Van bölgesinde kişi başına milli gelirin düzeyi, Türkiye ortalamasının yüzde 36'sından ibaret. Yeşil kartlı yoksul nüfus, toplam nüfusun yüzde 51'ine ulaşıyor.


      Bu gelir düzeyi ile sağlam, kaliteli bir konutun sahibi olunur mu, kirası ödenir mi? Özellikle üniversite öğrencilerinin, sivil-asker bürokrasinin, alt-orta sınıfın barındığı kiralık konutlarda da depreme dayanıklılık, kalite, yerlerde sürünüyor. Kırlardaki kerpiç evler ise bakımsız ve en küçük depreme dayanıksız barınaklar.


    Her deprem sarsıntısı, kent yoksulluğunu da ortaya döker. Dayanıksız binaların enkazı altında onlarca, yüzlerce yoksul, "Kimse yok mu!" diye çığlık çığlığa bağırır da kimseye duyuramadan yiter gider, çekilir aramızdan. Hamasi nutuklara rağmen, önlemler alınmaz, rant gözlere kalır yine meydan.


    Çaresizlikle baş başa kalır yoksullar, kimsesizler. Devlet büyüklerine sorarsanız, deprem hazırlıkları tamdır; hazırlıktan anladıkları, öncelikle ceset torbalarını hazır etmektir. İhale yapılmış ve yüz binlerce ceset torbası bir yerlere istif edilmiştir…

 
Etiketler: Çocukluk, arkadaşım, Mustafa, Sönmez
Yorumlar
Diğer Yazılar
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
75
0
7
3
24
34
2
Fenerbahçe
72
0
4
9
21
34
3
Medipol Başakşehir
72
0
6
6
22
34
4
Beşiktaş
71
0
5
8
21
34
5
Trabzonspor
55
0
9
10
15
34
6
Göztepe
49
0
11
10
13
34
7
Demir Grup Sivasspor
49
0
13
7
14
34
8
Kasımpaşa
46
0
14
7
13
34
9
Kayserispor
44
0
14
8
12
34
10
Evkur Yeni Malatyaspor
43
0
13
10
11
34
11
Teleset Mob. Akhisarspor
42
0
14
9
11
34
12
Aytemiz Alanyaspor
40
0
16
7
11
34
13
Bursaspor
39
0
17
6
11
34
14
Antalyaspor
38
0
16
8
10
34
15
Atiker Konyaspor
36
0
16
9
9
34
16
Osmanlıspor FK
33
0
17
9
8
34
17
Gençlerbirliği
33
0
17
9
8
34
18
Kardemir Karabükspor
12
0
28
3
3
34
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı
istanbul escort