Yazı Detayı
17 Mayıs 2017 - Çarşamba 18:13
 
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
Ümit Kayaçelebi
 
 

    Asker Yolu Beklerim,
    Günü Güne Eklerim.
    Sen Git Yârim Talime De,
     Ben Sılayı Beklerim.

   Yurdumuzun her yerinde olduğu gibi yöremizde de asker ocağı için 'Peygamber ocağı' denilerek her zaman anne ve babalar evlatlarının askere göndermekten gurur duymuşlardır.
   Bunun yanı sıra askere gitmeyen veya askerlik yapmayan kişilere de toplum iyi gözle bakmamıştır.
Her zaman askere gitmeyen insan için yarım insandır denilerek, hele hayırlısı ile askere gitsin gelsin de ondan sonra adam olur denilmiştir.
   Ve askere gitmeyene de Her yerde olduğu gibi Van'da da kolay kolay kimse kız vermezdi. Çoğu zaman askerlik hem evlenme hususunda hem de iş kurma veya işe geçme hususunda genç delikanlılar için bir engel teşkil ederdi.
Bizim milletimiz belli bir yaşa gelmiş olan erkek evlatlarını vatanın savunması için "Peygamber Ocağı" ismini verdikleri asker ocağına seve seve göndermektedir. Türk milleti bilir ki, vatan, millet, bayrak ve hürriyet için mücadele kutsaldır. Bu uğurda ölmek ise şahadettir. Türk milleti tarih boyunca bu mefkûre ile vatanına, milletine, dinine düşman olanlarla ve saldırıda bulunanlarla savaşmış, destanlar yazmıştır.
   Bugün Van ve çevresinde, diğer yörelerimizde olduğu gibi, bu kutsal vazifeye gidecek olan gençlerimizi uğurlarken bazı inanışlar, uygulamalar ve adetler ortaya çıkmıştır. Otobüse bindirilip uğurlanır.
Bazı kesimlerde bir gün öncesinde mevlit ve Kur'an okutma âdeti vardır. Bu mevlitte bütün arkadaşlar, akrabalar, komşular toplanırlar gençle helalleşirler. Van ve çevresinde askere uğurlama genellikle bu şekilde yapılır.
 
   Askerlik kutsal bir görev addedildiği içindir ki anne ve babalar oğullarını askere gönderdikleri zaman ardı sıra şunu söylerlerdi:
'Ölürse yer beğensin
Kalırsa yar beğensin' .
   Geriye dönerek baktığımızda askere gidecek kişiler için öyle şimdiki gibi bir araya gelip şaşaalı yemekler yemek, arabalara bindirilerek  'En büyük asker bizim asker gibi' slogan atmak, uçakla yolculaşmak yoktu.
Daha trenin bile Van'a gelmediği o yıllarda askere gitmek bile meşakkatli bir işti. Zaten askerlik için acemi birliğine gidenlerin hiç biri Adana, Konya, Ankara, Samsun gibi illerden bu yana gitme ve daha sonra buralara gelme şansı hemen hemen yok gibi ve istisnaydı.
   O yıllarda Türkiye'nin İstanbul, İzmir, Ankara, Adana, Antalya ve nice yerlerini sadece kitaplarda, ansiklopedilerde ve bazen de sinemada gören gençler askerlik sayesinde öte şehirleri görüyor ve geldikten sonra da askerlik yaptıkları ballandıra ballandıra anlatırlardı.
Ulaşımın zor olduğu o yıllarda batıyı herkes hayal eder ve filmlerde gördüğü zaman işte burası, Ulus işte burası Atatürk Heykeli işte burası Taksim veya işte burası İzmir konak saat kulesi diyerek nasılda heyecanlanırlardı.
Askere gidecek genci en başta komşuları akrabaları ve tanıdıkları sıra ile çağırır ve giderayak ona onore eder ve herkes elinden geldiği imkân nispetinde gizlice askere gidecek gencin cebine para bırakırdı.
Askere Gidecek Gençlerin Eve Çağrılması ve Harçlık Verilmesi bir mecburiyetti ve herkes bunu zevkle yerine getirirdi.
Eve çağırma, yemeğe davet etmek demektir. Van'da askere gidecek genç mutlaka yemeğe davet edilir. Bu davette ikram edilen yemekler, işte o zamanın Van yemekleri olurdu, Ayran aşı, sengeser, Keledoş, yanında sedri pirincinden bir pilav ve ardı sırada ya demir atlısı veya kaşık tatlısı makbule geçen yemeklerden idi. .
Davetler askere gidecek gencin yola çıkacağı günden bir hafta 10 gün önce başlardı. Eğer hısım, akraba, konu komşu çok ise bir kısmına da sadece evlerine ayaküstü uğranarak veda edilirdi. , davet sonrasında, azına çoğuna bakılmaksızın gence mutlaka harçlık verilirdi.
Gerçekten de askerlik görevi Anadolu genci için o zamanlar bir büyük şeref addedilirdi.  Yukarıda da belirttiğim gibi Çoğunlukla köyünden dışarı çıkmamış olan delikanlıya, Memleket-yurt görme, gurbete alışma, değişik insanlarla tanışma ve kaynaşma, kısacası hayatı daha iyi tanıma ve kavrama şansı verir. Bu yüzden askerliğini yapan bir gencin, çok daha olgunlaşmış ve pişkinleşmiş olduğu düşünülür.
        

    Eksere gidecek genç için en başta ailesi ve komşuları yolda yiyip içmesi için mutlaka kaç gün yol gideceği de hesaba katılarak yolluk bırakılırdı. İşte tandır ekmeği, otlu peynir, Kadınbudu köfte, çöçe, Van pastası nevalesi ile askere giden genç bunları yiye yiye yol alırdı. Ve tek gitmediği için de yol arkadaşı askere gideceklerle bu yolluklar bölüşülürdü.
Askere gidecek genç,  kendisini uğurlamaya gelenlerin hepsiyle teker teker vedalaşır. Yaşıtlarıyla kucaklaşır. Kendinden büyük olanların ellerini öper, Büyükler de karşılık olarak onun gözlerinden öperler. Vedalaşma bittikten sonra delikanlı tahta bavulunu alarak yola çıkar.
  O yıllarda böyle lüks valizler yoktu tahta valiz bile zor bulunurda. Birçoğu da şeker torbasından yapılmış uyduruk çanta varı şeylerle askere uğurlanırdı.
Buradan askere gitmek durumu çok iyi olanlar çok azı uçakla ve orta hallilerde otobüsle giderken durumu iyi olmayanlarda 1972 den sonra Tatvan'a gider ve oradan trene binerek tıngır mıngır 3-4 günde ancak gidecekleri yere varırlardı.
O zamanlar böyle yol üzerinde dinlenme tesisi,,konaklama yerleri olmadığı için herkes erzakını yanına alır yol üzeri ufak şeyler alınırdı.
  Eh yol uzun git git bitecek gibi değil, anadan, babadan yuvasından ayrılan anne kuzuları efkârlandığında sesi güzel birisi ' Giderim Vanâ doğru, yolum ırana doğru' uzun havasını okurken bir diğeri de 'Huma kuşu yükseklerden seslenir' der.
Biride bir asker türküsü tutturur da :

Pilav Pişirdim Yavan,
Üstüne Koydum Soğan.
Yatağına Uzanmış Da,
Uyan Askerim Uyan.

Der.

Böyle güle oynaya askere gidilir ve ondan sonra nizamiyeden içeri girdikten sonra askerlik başlardı.
Nizamiyeye bir giren bizim zamanımızda 2 yıl sonra teskeresini alır çıkardı ve ondan sonra işte ben yenidünyaya geldim derdi ve sırtından bir büyük yükün kalktığını hissederdi.  
Asker olanlar için az bir maaş vardı bizim zamanımızda 9 lira 90 kuruştu 10 kuruş vergiye giderdi. Her 15 günde bir kaç paket asker sigarası ve sabun verilirdi.
Telefonun, telgrafın olmadığı bir ortamda anne babaya, ablaya, tanıdıklara arkadaşlara bol bol mektup yazılır ve gelecek mektuplarda dört gözle beklenirdi.
Ve asker her zaman şunu derdi ' Param varsa, mektubum gelirse' askerlik çok kolay.
Derken askerlik biter ve genç askerden döndükten sonra durumu iyi olan kurban keser, mevlit okuturdu.


   Askerliğin ne kadar kutsal olduğunu ve bu uğurda seve seve can verilceğini dile getiren bir hikâye ile Yazımızı sonlandıralım:

   Şöyle bir hikâye anlatılır.

    Mehmet isminde delikanlının biri askere uğurlanırken, annesi tarafından avuç içine kına yakılır ve uğurlanır. Eğitim esnasında gencin elindeki kına, komutanın dikkatini çeker. Komutan Mehmet'i çağır tır ve bunun manasını sorar. Mehmet ise, kınayı annesinin yaktığını ve manasının ne olduğunu niçin yakıldığını bilmediğini söyler. Komutan ise, Mehmet'e izine gittiğinde bunun manasını annesinden sormasını ve öğrenmesini ister. Mehmet izi ne gittiğinde annesine sorar ve manasını öğrenir. İzin bitip asker ocağına döndüğünde, Komutanı, Mehmet'i tekrar çağırtır ve kına yakmanın ne anlama geldiğini öğrenip öğrenmediğini sorar. Mehmet ise şöyle cevap verir: "Komutanım, bizim kültürümüzde üç şeye kına yakılırmış. Birincisi, gelin olacak kıza kına yakılır. Kocasına kurban olsun diye. İkincisi, kurbanlık hayvanlara kına yakılır. Allah'a kurban olsun diye. Türkler, millet olarak, tarih boyunca askerliğe ve askere büyük önem vermişlerdir. Askerliği ve vatan savunmasını kutsal bir vazife olarak telakki etmiş ve hatta Osmanlı'da asker ocağına "Peygamber Ocağı" denmiştir.

 

 
Etiketler: ESKİ, VANDA, ASKERE, GÖNDERME, ,
Yorumlar
Diğer Yazılar
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Artık israfın önüne geçilmeli
Eski Van’da Ramazan ve Kurban Bayramları
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Öne Çıkanlar
escort bayan istanbul escort
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
14
0
3
2
4
9
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
6
0
5
3
1
9
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı