Yazı Detayı
14 Şubat 2017 - Salı 17:20
 
Eski Van’da misafirlik
Ümit Kayaçelebi
 
 

     Bütün Türk toplumlarında misafire, komşuya verilen değeri aynı özellikleri ile Van’da yaşayanlarda. da görmek mümkündür. İster haberli gelsin, ister “çat kapı” habersiz gelsin her gönülde, her ağızda “Tanrı Misafiri”dir gelen. 
Misafirler kapıda karşılanır; gönülden, yürekten, içten gelen duygularla “içeri buyurun” denir. Misafir eve alındıktan sonra kapı önündeki ayakkabıları hemen düzeltilir, kenara konur. Misafir için özel oda varsa oraya alınır. Ev sahibi misafirleri içeri geçirdikten sonra odaya en son girer.

      Misafirlerin rahat edebilmesi için arkalarına şilteler (ince minder), küçük yastıklar konur. Ayaklara terlik, kış ise üşüyecekleri düşünülerek patik verilir. . Ceket pardösü, manto, ferace ve örtüleri alınır. Katlanık (katlanmış) dürülük (dürülmüş) olarak bir yere konur veya asılır. Bütün bunlar yapılırken ev sahibi yine herkese “Hoş geldiniz.” der, ayaküstü havadan sudan konuşulur. Gelenler akrabadan ve aileye çok yakın olan erkek misafir ise evin erkeği olmasa bile içeri alınırdı. Misafirler ile kapıda görüşüldüğünde el öpülür. El öpme ve öptürme geleneği çok dikkat çekicidir. Neredeyse aralarında bir kaç yaş olanlar bile el öptürmektedir. Herkes oturduktan sonra sıra hal-hatır sormaya gelir. Her misafire ayrı ayrı hatır sorulurdu.

Van’da eskiden tüm evler Şimdiki gibi betonarme değildi. Evlerin büyük bölümü hep toprak evler idi. Bir kısmı tek katlı bir kısmı ise ise iki katlı idi. Ancak her evin mutlaka bir misafir odası vardı.  Şimdiki gibi göstermelik değil gerek şehir içinden gelen veya kazadan, nahiyeden, köyden gelen misafirler için her zaman hazır tutulurdu.

Bu misafir odaları tek katlı evlerde herhangi bir oda olabilirdi ancak iki katlı toprak evlerde her zaman üst kattaki bir oda misafire ayrılırdı. Bu misafir odasının bir köşesine birkaç tane ihtiyacı karşılayacak kadar sadece misafir için hazırlanmış yatak, yorgan, yastık, çarşaf, battaniye denk halinde tutulurdu.

   Ayrıca kış aylarında gece yatısına gelen misafir varsa ayrı bir sac soba mangalı, maşası, soba küreğiyle tam teçhizatlı olarak hazır tutuluyordu.

   Kış aylarına bayramlar denk geldiğinde de sabah erkenden soba yakılır ve bayramlaşmalar sıcak bir ortamda yapılırdı.

Misafir odası çoğu zaman boş kalmazdı gelen misafirler bazen gezme dolayısıyla, bazen hastaları olması ve ilginçtir bazen de şehirde sinemaya gidip film seyretmek için gelirlerdi. Gelenler gündüz hanımlar ayrı bir yerde oturur yer içer ve sohbet ederlerken. Erkekler de akşam geldiklerinde birlikte yemek yedikten sonra misafir odasına çekilirlerdi.,

Tabi bu arada daha önceden evin kızları veya gelinleri misafir odasına çıkarak yatakları gelenlerin sayısına göre serer başuçlarına bir sürahi su bırakırlardı. Hatta varsa şerbette bırakılırdı. Hani o yıllarda gül veya vişneden şerbette yapıldığı için misafir nezdinde çok makbule geçerdi. Yani misafirin rahat edebilmesi için her şey yapılırdı.

 

Eskiden bütün imkânsızlıklara rağmen evin bir odası misafir odası olarak ayrılırdı. Mümkünse kapısı da kilitli tutulurdu. Normal zamanlarda ayak basmaya biz evin çocukları içeri girmeye çekinirdik, korkardık. Bayramdan bayrama ya da misafir geldikçe açılan kapıdan girdiğimizde burnumuza çarpan temizlik kokusu ve serinlikle ürperirdik. Şimdi bu gelenek unutulup gidiyor. Evlere, çat kapı gelen misafir, evde ve elde ne varsa ona talip olur. Sofraları ve sohbeti bereketlendirirdi. Varsa elektrik, düşükse gaz lambası ı eşliğinde oturan misafirler, uzun kış geceleri ise yanan sobanın etrafında ser halka olur otururlardı. Ve hatta hava soğuk ise kürsünün altına girerlerdi.. Bu arada gelen misafirlerden biri veya ev sahibinden birisi battal gazi, Horasanlı Eba Müslüm Hz. Ali Cenklerinden veya seferberlik anıları anlatılırdı. Bu arada gelen misafirler için izzeti ikramda bulunulurdu. Bu ikramların başında sarı semaverde bir çay sefası ardından hanımlar yapmışsa hedik veya kavurga getirilirdi. Bundan sonrada güz günleri ve uzun kış geceleri için evdeki kilerin tavanındaki döşemelere öbek öbek asılan o güzelim mellakiler, melleçiler, ayvalar, kışlık elmalar indirilir ve misafirlere sunulurdu.

    Eski Van’da meyve bakkaldan, manavdan alınmazdı çünkü herkesin bağı ve bahçesi olduğu için kışlık elma ve mellakiler iplere bağlanır kilerin tavanına asılırdı ve uzun kış gecelerinde, bayram gecelerinde indirilerek yenirdi. Geçen zamanla birlikte kilerlerde ortadan kalktı, bağ ve bahçelerde sitelere yem olunca haliyle o güzelim Van meyveleri de bakkaldan, manavdan alınır oldu ne yazık.

 

     Günümüzdeki misafirliklerle eskiden yaşanan misafirlikler uzun uzun anlatılır, konuşulur Van’da. Hemen her köye yolun gitmesi, özel ve toplu ulaşım araçlarının çokluğu eski misafirlikleri ortadan kaldırdı görüşü yaygındır. Eskiden misafirlikler daha çok güzün ve kışın köylerde işin daha az olduğu yapılırdı.  Kazadan, nahiyeden ve köyden gelecek misafirler dört gözle beklenir, gelene kadar her gün sohbet konusu olurmuş. Zaten ulaşımın ve şartların güçlüğü dikkate alındığında yolculuk yürüyerek, at ile, yada at arabaları ile yapıldığından yolun bir kaç gün sürmesi ve gelen misafirin de birkaç gün kalması kaçınılmaz olmaktadır. Eskiden misafirler için köy odaları olurdu. Ağaların evlerinde, kahvehanelerde çoğunlukla da camilerin bünyesinde yapılırmış. Günümüzde de bazı köy camilerimizde halen köy odası ve misafir ağırlamak için ayrı odalar bulunmaktadır. Evlerde de misafire genelde giriş kapısı avluya açılan bir oda yapılır. Misafirin yatağı, yorganı ve sobası hazır bekletilir ev kadınlarınca. Cami odalarında (köy odalarında) erkek misafirler, evlerde ise bayan misafirler ağırlanır. Yatılı gelen misafire elden geldiğince, hatta maddi sınırları bile aşarak ikramlarda bulunulduğu sık rastlanılan bir olaydır.

Eskiden misafirperver diye bir kavram vardı. Misafire değer veren, misafir ağırlamaktan hoşlanan, konuğunu el üstünde tutan insanlara misafirperver tanımı uygun görülürdü. Sonradan argoda, mizahi bir yaklaşımla 'misafirpermez' diye bir kavram türedi, misafir sevmez, misafirden hoşlanmaz anlamında... Daha çok gençler arasında espri amacıyla kullanılan bu kavramı ben evlerimiz için kullanma ihtiyacını duyuyorum. Şimdiki evler misafirpermez!

    MİSAFİRLE İLGİLİ DEYİMLER.


***ahmak misafir ev sahibini ağırlar
başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

***köylü, misafir kabul etmeyiz demez, konacak konak yoktur der
kişi bir işi yapmak istemezse doğrudan doğruya yapmam demez de birtakım gerekçeler ileri sürerek bunu gerçekleştirmenin olanağı bulunmadığını söyler.

***misafir kısmeti ile gelir
misafirin geldiği evde ya yiyecek bulunur veya beklenmedik bir yerden o sırada yiyecek gelir.

***misafir misafiri (dilenci dilenciyi) istemez (sevmez), ev sahibi ikisini de
misafir, bütün ağırlamaların yalnız kendisi için olmasını istediğinden gittiği yere başka bir misafirin gelmesini istemez; ev sahibi de hiç misafir gelmese de rahatım bozulmasa diye düşünür.

***misafir on kısmetle gelir, birini yer dokuzunu bırakır
Tanrı, misafirin yediğinden kat kat fazlasını, misafir ağırlıyor diye ev sahibine verir.

***misafir umduğunu değil bulduğunu yer
konuk, ev sahibinin kendisine çok şeyler ikram etmesini bekleyebilir ama ev sahibi ancak evinde olanları ikram edebilir.

***misafir üç gün misafirdir
misafir bir yerde üç gün kalırsa ne ev sahibi bunu fazla bulur ne de misafir uzun kaldım diye üzülür ama üç günden sonrası her ikisi için de sıkıcı olur.

***misafirin umduğu ev sahibine iki öğün olur
misafir, ev sahibinin kendine çok şeyler ikram edeceğini umar ama beklediklerini bulamayabilir.

***misafirlik üç gündür
misafir bir yerde üç gün kalırsa ne ev sahibi bunu fazla bulur ne de misafir uzun kaldım diye üzülür ama üç günden sonrası her ikisi için de sıkıcı olur.

***şaşkın misafir, ev sahibini ağırlar
başkalarının görev ve yetkilerine karışmak ahmaklıktır.

***gel demesi kolay ama git demesi güçtür
bir kimseyi işe almak, bir misafir çağırmak kolaydır ancak bir kimsenin işine son vermek, misafire git demek zordur.

 
Etiketler: Eski, Van’da, misafirlik
Yorumlar
Diğer Yazılar
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Artık israfın önüne geçilmeli
Eski Van’da Ramazan ve Kurban Bayramları
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Öne Çıkanlar
escort bayan istanbul escort
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı