Yazı Detayı
01 Nisan 2018 - Pazar 17:41
 
Fıkraya tahammülü olmayan adam
Ümit Kayaçelebi
 
 

Orhan Boran, Türkiye'nin en iyi fıkra anlatan adamıydı. Ancak fıkra anlatmaktan ve duymaktan nefret ediyordu.
Radyolarda hemen her gün sesini duyduğumuz, fıkralarına güldüğümüz, "Yuki" nin babası Orhan Boran Türk sanat aleminin en renkli simalarından biridir. Bu sayfada onun hakkında bilmediklerinizi öğrenecek, onu daha iyi tanıyacaksınız...
Ne kadar düşünürseniz düşünün imkanı yok hatırınıza gelmez! Orhan Boran'ın dünyada en nefret ettiği şey neymiş biliyor musunuz? Eğer kendisiyle özel bir dostluğunuz yoksa, veya "arkadaşının arkadaşı" değilseniz bu sorunun cevabını imkanı yok veremezsiniz.
Evet, Altan Erbulak'ın deyimiyle "Türkiye'de fıkra anlatan tek adam" olan OrhanBoran dünyada en çok fıkra anlatmaktan nefret edermiş. "Beterin beteri vardır" derler ya, fıkra anlatmaktan nefret eden Orhan Boran'ın fıkra dinlemeye de hiç ama hiç tahammülü yokmuş.
Hatta bu yüzden evinde şöyle böyle 10 yıldır radyo dinlemezmiş. Sebep mi? Ya Orhan Boran radyo açıkken kendinin veya bir başkasının anlattığı bir fıkrayı dinlemek "felâketiyle" karşılaşırsa? Evet, Orhan Boran fıkra anlatmaktan da, dinlemekten de böyle bir riski göze alamayacak kadar nefret ediyor.
Orhan Boran, İstanbullu. 30 Haziran 1928'de Etyemez'de doğmuş. (Ben bunu yıllar önce sahnede yine kendisinden duymuş ve 'şaka' sanmıştım, meğer doğruymuş.) Albay rütbesindeyken şehit olan askeri doktor Ali Hikmet Bey'le Fatma Talia Hanım'ın tek çocukları.
Edremit Cumhuriyet İlkokulu'nu bitirdikten sonra Galatasaray lisesinin orta kısmına girmiş ve lise son sınıfa kadar orada okumuş. Lise son sınıfa geçtiği zaman Türk Hava Kurumu pilot yetiştirmek için bir gönüllü kampanyası açmış. "Dört göbek asker bir ailenin çocuğu olan" Orhan Boran da tabii hemen gönüllü yazılmış.
88 öğrenci Türkiye'nin dört bir tarafından gelip Ankara'da toplanmışlar ve bir taraftan kurs görürken, bir taraftan da tatbikata başlamışlar. Hepsi de 2 yıl sonunda pilot olmanın hayaliyle yaşıyor... Tam pilotluğa 6 ay kala, bir paraşütle atlama sırasında Orhan Boran sakatlanmaz mı? Tabii hemen okuldan çıkarılmış, İstanbul'a dönmüş ve 1945-1946 döneminde liseyi bitirmiş.
Liseyi bitirir bitirmez Şehir Tiyatrosu'na girmiş. Orhan Boran ilk olarak "Ceza Kanunu" adlı piyesle sahneye çıkmış, iki yıl sonra da tiyatro bilgisini ilerletmek için Edebiyat Fakültesi'ni yarım bırakıp Fransa'nın yolunu tutmuş. Orada önce Les Mathurins Tiyatrosu'nda çalışmaya
başlamış. Bu arada bir gece kulübünde "kabare komikliği" dediği showman'liği görüp beğenmiş ve 1948 yılının sonlarına doğru Chez Carrere adlı gece kulübünde sahneye çıkıp show yapmaya başlamış. (Yani Orhan Boran bugünkü işine bundan tam 19 yıl önce Fransa'da başlamış.)
Sonra vatan hasretiyle anne hasreti birbirine eklenmiş ve yurda dönmüş. Tabii gene Şehir Tiyatrosu'nda çalışmaya başlamış, ama gönlünde hala tadına doyamadığı "kabere komikliğinin" özlemini taşıyarak. Oysa, o yıllarda Türkiye'de, bırakın "kabere komikliği", "takdimcilik" bile pek bilinenbir iş değil. Takdimciliği sadece Ferdi Tayfur yapıyor, o da arada bir. Tanışmışlar ve Orhan Boran'ın, "Bugün 40 kuruş kazanıyorsam 39'u onun sayesindedir" dediği Ferdi Tayfur onun elinden tutmuş. Lanse etmiş, "tutunsun" diye kendi programını yarıda kesip onu sahneye çıkartmış.
Biliyorsunuz Ferdi Tayfur son günlerini çok kötü şartlar altında geçirmişti. Konuşmasının burasında o günleri hatırlayan Orhan Boran gözlerinde biriken yaşları siliyor ve, "Ben o sırada Londra' daydım. Herşey olup bittikten tam 1,5 ay sonra bana haber verdiler" diyor ve ilave ediyor, "Yoksa benim elim ayağım tutarken onu öyle bırakır mıydım hiç?"
Orhan Boran 1953 yılında Uğur Başaran'la evlenmiş. 1955 yılında bir kızları dünyaya gelmiş. Ama geçinememişler, ertesi yıl da ayrılmışlar. Orhan Boran'ın tek çocuğu olan Arzu halen Ankara'da, Özel Yükseliş Kolejinde okuyor. 1957 yılında Orhan Boran'ın başından bir nikah daha geçmiş. "Doğma büyüme Modalı olan Elizabeth Birindi ile evlenmiş. Bu evliliğin hoş bir de hikâyesi var.
Evlendiklerinin haftası Londra'ya gittikleri için İstanbul'da Orhan Boran'ın evlendiğini pek duyan olmamış. Dönüşünde yanında bir kadın olduğunu görenler (Üstelik adı da Elizabeth olunca) hemen, "Orhan Boran bir İngiliz'le evlenmiş" demeye başlamışlar!
VE YUKİ...
Yuki'yi bilmeyenimiz var mıdır? Ama herhalde çokları bu sevimli yaratığın nerede doğduğunu, nasıl doğduğunu pek bilmezler. Yuki, Londra'da BBC stüdyolarında program montajı yapılırken bir yanlışlık sonucu dünyaya gelmiş!
Evvelce dinlenen yerleri bir daha dinleyip boşuna vakit kaybetmemek için teybin devrini çoğaltmışlar. Tabii o sırada normal ses de acayip bir ses olup çıkıvermiş. "Hani 45'lik plağı 33 devirde çalmak gibi" Çıkan sese gülen İngilizlere bakan Orhan Boran, "Bunu anlaşır hale koysam, esprilerle süslesem herhalde çok enteresan olur" diye düşünmüş ve BBC ile yaptığı mukavele bitip de yurda dönünce hemen düşüncesini tatbik etmiş.
Orhan Boran bakın "Yuki" programlarını nasıl hazırlıyor: Önce teyp hazırlanıyor ve Orhan Boran, "Orhan Boran" olarak konuşuyormuş. Tabii bu arada Yuki'nin konuşması gereken yerler bantta boş bırakılıyormuş. Sonra band tekrar başa alınıyor ve Orhan Boran bu defa da "Yuki" olarak konuşuyormuş.

Bu ikinci konuşma sırasında teybin devrini yükseltmek için 2,5 mm.'lik bir pimden faydalanıyormuş. Unutmadan şunu da hemen ekleyeyim: Teyp çabuk dönünce konuşmalar tabii pek net anlaşılmıyormuş. Onun için Orhan Boran "Yuki" olarak konuşurken hem kelimeleri iyice yayıyor, hem de normalden çok daha ağır konuşuyormuş.
Orhan Boran'ın programlarını önce, "Hayatımda annemle birlikte saygı duyduğum iki kadından biri," dediği Elizabeth Boran hazırlıyor. Orhan Boran da bunun üzerinde gerekli tashihleri yapıp halk önüne çıkmaya hazır hale getiriyormuş.
Belki bunu okuyunca içinizden "Ondan sonra n'oluyormuş?" diyecekler vardır. Ben de merak edip sordum. Eğer o program seyircisiz hazırlanan bir reklam programıysa Orhan Boran 700 lira alıyormuş, yok seyirci karşısında veya bizzat seyircilerle yapılan bir programsa 1000 lira.

 
Etiketler: Fıkraya, tahammülü, olmayan, adam,
Yorumlar
Diğer Yazılar
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Artık israfın önüne geçilmeli
Eski Van’da Ramazan ve Kurban Bayramları
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Öne Çıkanlar
escort bayan istanbul escort
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı