Yazı Detayı
07 Eylül 2017 - Perşembe 08:42
 
Fil Hadisesi
Ümit Kayaçelebi
 
 

   Hidayet Güneşinin doğmasına az bir zaman kalmıştı. Kâ­be’ye her taraftan insanlar akın akın gelip hac mevsiminde ziyaret ediyorlardı.

  Kâbe’nin bu kadar çok ziyaretçi toplamasını birtakım kimseler hazmedemi­yor ve rahatsızlık duyuyorlardı. Bunlardan biri de, Habeş Melikinin Yemen Vâlisi Ebrehe Eş­rem idi.Ebrehe, Kâbe’ye olan insan akınını önlemek için, Bizans İmparatorunun da yardımıyla önce San’a şehrinde Kulleys adında bir kilise yaptırdı. İçini büyük masraflar sonucu altın ve gümüşle süsledi, dışını çeşitli yerlerden getirttiği son derece kıymetli taşlarla donattı. Öyle ki o anda yaptırdığı kilisenin bir benzeri başka bir yerde yoktu!

  Bu süs ve tezyinat ile Ebrehe, güya halkı buraya cel­be­de­cek­ti. Dolayısıyla Kâbe’ye karşı gösterilen muazzam teveccühü aklınca kırmış olacaktı!

   Ebrehe’nin, Kâbe’ye olan teveccühü kırmak niyetiyle muh­teşem bir kilise yaptırdığı, Araplarca da duyulmuştu. Bu arada, Kinâne kabilesinden Nevfel adında biri, bu kiliseyi kirletmeyi aklına koydu. Bir gece yarısı giderek Kul­leys’in içini dışını pisliğiyle kirletti; sonra da kaçıp memleketine döndü.

  Bu hadise, insanların Kâbe’ye teveccühünün devam etmesinden fazlasıyla öfkelenmiş bulunan Ebrehe’yi bütün bütün çileden çıkardı. Hadiseyi Araplar­dan birini yaptığını da öğrenince, “Araplar, bunu, Kâbe’lerinden yüz çevirtti­ğim için yapıyorlar. Ben de onların Kâbe’sinde taş üstünde taş bırakmayaca­ğım!” diye yemin etti; sonra da, Kâbe’yi yıkmak gayesiyle Mekke üzerine yü­rümeye hazırlandı. Habeş Necâşîsinden “Mah­mud” adındaki meşhur fili is­te­di. Necâşî, o sırada dünyada büyüklük ve kuvvetçe eşsiz olan Mahmud isim­li fili, Eb­re­he’­ye göndererek onun arzusunu yerine getirdi.

  Ebrehe, ordusunu hazırladı, Mekke’ye doğru yola çıktı.

  Mahmud adlı fille, ordunun önünde, Mekke’ye doğru iler­li­yor­du.Bu arada, bazı Arap kabileleri, bu büyük orduya karşı çıktılar; fakat muvaf­fakiyet gösteremediler ve Ebrehe tarafından mağlup edildiler.Ebrehe, ordusuyla Mekke’ye yakın Muğammis denilen mev­kiye gelince, bir süvari birliğini öncü olarak gönderdi.

Süvari birliği, Mekke civarına kadar sokularak Resûl-i Ekrem Efendimizin dedesi Ab­dül­mut­ta­lib’in iki yüz devesi de dâhil Ku­reyş ve Tihamelilerin sü­rü­lerini gasp etti.

  Bu sırada, Ab­dül­mut­ta­lib, Ku­reyş kabilesinin reisi idi.

   Ebrehe, bir elçiyle, Ku­reyşlilere şu haberi gönderdi:“Ben sizinle harp etmek için değil, şu mâbedi yıkmak için gel­dim! Eğer ba­na karşı koymazsanız, kanınızı akıtmaktan vazgeçerim. Şayet Ku­reyş kabile­sinin reisi benimle harp etmek istemiyorsa, yanıma kadar gelsin!”

   Ku­reyş Reisi Ab­dül­mut­ta­lib’in, elçiye cevabı şu oldu:“Allah adına yemin ederiz ki biz kendisiyle harp etmek is­te­mi­yo­ruz. Zaten, buna gücümüz de yetmez. Yalnız, bu mâbed, Allah’ın evidir. Onu yıkılmaktan ancak Allah koruyabilir. O kendi mukaddes beytini muhafaza etmezse, bizde Ebrehe’yi bu hareketinden vaz­geçirecek güç ve kuvvet yoktur.”

   Karşılıklı bu konuşmadan sonra Ab­dül­mut­ta­lib, elçiyle birlikte Ebrehe’nin ya­nına vardı.Ab­dül­mut­ta­lib, heybetli bir görünüşe sahipti. Onu bu haliyle gören Ebrehe, içinden kendisine karşı gayriihtiyarî bir hürmet hissi duydu. Ona, şerefli bir misafir muamelesinde bulunduktan sonra, arzusunun ne olduğunu sordu. Abdülmuttalib, isteğini belirtti: “Askerlerin, iki yüz devemi almıştır. Ar­zum, develerimin iadesidir.”

   Ebrehe, bundan pek hoşlanmadı ve alaylı bir tavırla, “Seni görünce büyük bir adam zannetmiştim; konuşmaya başlayınca, pek de öyle büyük olmadığını anladım! Ben, senin ve atalarının tapınağı olan Kâbe’yi yıkmaya gelmişken, sen ondan söz etmiyorsun da aldığım iki yüz deveden bahsediyorsun!” diye ko­nuştu.

   Ab­dül­mut­ta­lib, Ebrehe’nin alaylı tavrına aldırmadan, “Ben, develerimin sa­hi­biyim. Kâbe’nin de bir sahibi ve koru­yucusu vardır; elbette onu koruya­caktır!” diye karşılık verdi. Bu sözler, Ebrehe’yi hiddete getirdi ve şöyle konuştu:“Onu bana karşı kimse koruyamaz!”Ab­dül­mut­ta­lib, yine sözün altında kalmadı ve “Orası beni ilgilen­dirmez. İş­te sen ve işte o!” dedi.

  Karşılıklı bu konuşmalardan sonra Ebrehe, Ab­dül­mut­ta­lib’­in gas­p edilen de­velerini geri verdi. Ab­dül­mut­ta­lib, ordugâhı terk ederek Mekke’ye geldi ve olup bitenleri Ku­reyşlilere anlattı. Ayrıca iki yüz deveyi de Allah için kurban etmek üzere işaretleyerek serbest bı­raktı.

  Ab­dül­mut­ta­lib, ayrıca Ebrehe ordusunun şerrinden ve zulmünden korun­mak için Mekke’yi boşaltmalarını, halka tavsiye etti. Kendisi de birkaç kişiyle birlikte Kâbe’nin yanına vardı ve kapısının halkasına yapışarak, “Allahım! Bir kul dahi evini barkını korur. Sen de Kendi evini koru! Ta ki yarın onların sa­lîb­leri ve kuvvetleri, Senin kuvvetine galebe çalmasın”[8]diye dua etti.

  Mekke boşaltıldı. Halk, dağ başlarına ve kuytu yerlere sığınarak, Ebrehe ordu­sunun yapacaklarını beklemeye koyuldu. Mekke mahzun, Kâbe mahzun, Ku­reyş mahzundu.

Ertesi günün sabahı idi. Mekke üzerine yürüyüp Kâbe’yi yerle bir etmek için, Eb­rehe ordusunda ha­zırlık tamamdı. Ordu tek bir işaret beklemekte idi.Tarih: Milâdî 571, 17 Muharrem Pazar günü.Ordu, hareket edeceği sırada Ebrehe’ye kılavuzluk görevini üzerine almış bulunan Nüfeyl b. Habib adındaki adam, büyük fil Mahmud’un kulağına eği­le­rek şunları fısıldadı:

“Çök Mahmud! Sağ sâlim geldiğin yere dön. Sen, Allah’ın mukaddes say­dığı beldedesin!”

Bu sözleri söyledikten sonra da koşarak bir dağa sığındı.

   Nüfeyl’in bu sözleri üzerine, o heybetli fil birdenbire çöküverdi.Kaldırmak için her tedbire başvurdular, fakat bir türlü muvaffak olamadı­lar. Yönünü Yemen’e doğru çevirdiklerinde ko­şuyor, Şam’a doğru çevirdikle­rinde yine koşuyor, doğu tarafına yönelttiklerinde aynı şekilde durmadan ko­şuyordu. Ancak yüzünü Mekke’ye doğru çevirdiklerinde, adeta bacaklarındaki kuvvet birdenbire çekiliveriyor ve Mahmud çöküveriyordu.[Bu heyecanlı anda, kimsenin Fil-i Mahmud’un bu hareketine akıl erdireme­yip düşündüğü sırada, Cenab-ı Hak, “Celâl” ismiyle tecelli etti ve Kur’an’da “Ebâbil” diye adlandırılan kuş­ları, deniz tarafından, Ebrehe ordusunun üze­ri­ne salıverdi.

  Kır­langıçlara benzeyen bu kuşların her biri, biri ağzında, ikisi de ayakla­rın­da olmak üze­re nohut veya mercimek tanesi büyüklüğünde üçer taş taşı­yordu. Bu taşların isabet ettiği her asker, ânında yerde debelenip ölüve­ri­yordu.

   Taş yağmuruyla karşı karşıya kalan askerler, şaşırıp kal­dılar. Bir anda ka­rargâh, yıkılan, yere serilen insan ve hayvanlarla doldu. Kendilerine taş isabet etmeyenler ise, kaçışmaya başladılar. Ebrehe de o anda canlarını zor kurtaran­lar arasında idi. Fakat aldığı bir taş yarasıyla sonradan o da, arzusuna muvaf­fak olamadan ölüp gitti.

  Bu arada, Kâbe üzerine yürümemenin bir mükâfatı olarak Mahmud adın­daki fil de sağ kurtuldu.

   Cenab-ı Hak, Ebrehe ordusuna Ebâbil kuşlarını musallat ettikten sonra, ay­rıca arkasından sel halinde yağmur yağdırdı. Yağmur seli, Ebrehe ordusunun ölülerini de silip süpürerek denize döktü.

 
Etiketler: Fil, Hadisesi,
Yorumlar
Diğer Yazılar
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Artık israfın önüne geçilmeli
Eski Van’da Ramazan ve Kurban Bayramları
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Öne Çıkanlar
escort bayan istanbul escort
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı