Yazı Detayı
13 Ocak 2017 - Cuma 17:31
 
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Ümit Kayaçelebi
 
 

        Bugünlerde Van'da bazı olumsuzluklardan etkilenerek hayatından memnun olamadığını bahane ederek pılı pırtıyı toplayıp gitmek isteyenler var.
Mutlu olan, huzurlu olan kimse yok, nereye gitsem kimle konuşsam hep aynı şey. Herkes her şeyi bırakıp başını alıp gitmek istiyor, sadece gitmek. Adını sadece gitmek koydukları şeyin bir anlamı da yok aslında sadece uzaklaşmak tüm dertlerden, tasalardan ve sorunlardan, çare mi?..
Değil aslında bunlar var olduğumuz sürece hep yaşayacağımız hayat kavgaları olacak. Keşke kendini bırakıp gidebilse insan, ama olmuyor işte her şeyi yüz üstü bırakıp gitmek. Geri dönüşler hep aynı olacak hatta kat be kat artmış olacak.
Bir yanımız kalk gidelim dese de, öbür yanımız hep otur diyecek.. Hangisi ağır basarsa o kazanıyor işte. Şimdiye kadar bu şehir çok göç verdi batıya.
           Herkes buraya gelmeye can atarken, bizim bu şehrin çocukları diplomalarını aldıklarında istikamet batı deyip gittiler. Gittiler oraları şenlendirdiler. Buraları mamur edeceklerine tam tersini yaptılar. Yıllar evvel burada esnaflıkla, tüccarlıkla iştigal edenler de belli bir zaman sonra yüklerini tuttuklarında onlarda çok okumuşlar gibi rotayı başka memleketlere çevirdiler.
Geçmiş yıllarda Van denizi kıyılarında mesireye gidenler 'Dünyada Van ahrette iman' sözlerini dilden düşürmezken kış gelip bastırdığında ise plağın öbür tarafını çevirdiler ve bu kez de 'Van düş içine yan' demeye başladılar. Ve bunu yani karı kışı soğuğu bahane edip gittiler.
Yıllardır bu şehirdeyiz ve hangi mezarlığa gitseniz; "hiç kimsenin mezarında soğuktan dondu da öldü diye yazmıyor!" 50-60-70'li yıllarda Van asude bir huzur şehriydi ancak buna rağmen insanlar çeşitli bahanelerle bu şehri bırakıp gittiler. Ondan sonrada başka şehirlerde Van sevdalısı, Van müptelası, Van aşığı olduklarını söylemeye başladılar!
Hatta Antalya'da ikamet eden bir ağabeyimiz 'Nerede bu Vanlılar' diye şiir yazarken kendisiyle çeliştiğinin farkında bile değildi. Oysa kendi de giden Vanlılardan birisi idi. Başka şehirlere gidip oralara hayat verirken Van'ın hayatına son verdiler. Ben meşru mazereti dolayısıyla başka yerlere gidenlere bir şey demiyorum ve onların bu kararlarına da saygı duyuyorum. Sözüm bahanelerle bu şehri terk edip gidenleredir.
Bu şehirden çekip gidenler gün geldi karşımıza;


        Ben falan partiden belediye başkan adayı olmak istiyorum. Ben falan partiden milletvekili adayı olmak istiyorum. Diyerek gelip aday oldular! Bunlarda yetmezmiş gibi orada yaşadılar, orada kazandılar, oraları ihya ettiler. Ama öldüklerinde de ettikleri vasiyette 'beni Van'a gömün!. Beni ya garipler veya Akköprü mezarlığına defnedin diye vasiyet ettiler. Hatta ağaç gölgesi olursa ruhum şad olur diye vasiyet kılanlarda oldu'. Sen orada yaşa ama öldüğünde Van'a gömül!
Bu şehirde doğduk, büyüdük, bu şehir bize çok şey verdi. Ama biz etrafımızdaki güzellikleri göremedik hep cebimize girene baktık! Bu günde kör olan gözlerimizle bu güzellikleri maalesef göremiyoruz. Deprem dolayısıyla Antalya ya gitmek bir moda oldu ve orada yeni bir Van inşa ettik ve hala da bu gidişler devam ediyor.


            Gidenlerde mevsim gelir; "Uşkun zamanı uşgun gönderin. Balık zamanı tuzlu balık gönderin. Peynir zamanı otlu peynir gönderin. Gurut gönderin. Cacık gönderin. Yumuşan gönderin. Şamama gönderin" deyip dururlar. Van'ı çok seviyordun, Van'ın yiyeceklerine bu kadar meftunsun da, ne diye gittin? Şimdi "zıkkım yeyin" diyeceğim ama gönlüm varmıyor.
Sevgili dostlar;
Buraya gelen yabancı insanlar buradan gitmek istemiyorlar. Van gerçekten tabiatıyla, coğrafyasıyla, tarihi eserleriyle, mesire yerleriyle, deniziyle, balığı ile, uşgunu ile otlu peyniriyle, sevimli Van pişiğiyle dünyanın alakasını çekerken biz bunları bırakıp nasıl gitmekten bahsederiz ?
Hem gittiğiniz yerlerde sizi davul zurna, kılıç kalkan ekibi, seğmenlerle, efelerle mi karşılayacaklar? Oturun oturduğunuz yerde. Hem unutmayın taş düştüğü yerde ağırdır. 23 Ekim 2011 depreminde bile bir saat bu şehirden çıkmadım. Bir ay ortalıkta, 86 gün çadırda ve 14 ay konteynırda yaşadığım halde yine de o sıkıntılar içerisinde gitmeyi düşünmedim ve gitmedim. Gitmeyi değil bu ilerleyen yaşıma rağmen bu olgunluk döneminde bu şehre nelere vereceğim diye uğraşıyorum. Bu şehirde atalarımız var, ecdadımız var, geçmişimiz var. Biz bunları nasıl bırakıp da gidebiliriz? Bu şehir bizim dedemiz, nenemiz, babamız, annemiz gibi bize yıllardır kucak açtı bağrına bastı. Şimdi sudan bahanelerle neden gitmeyi düşünüyoruz da kalmayı buraya hayat vermeyi düşünmüyoruz. Burası da ecdat toprağı türkülerde denildiği gibi 'Koçyiğitler' diyarıdır. Üzerine türküler yazılmış halk oyunları derlenmiş, efsaneler diyarıdır. Bu topraklardan kimler geldi kimler geçti bilir misiniz?
     Bu topraklar;
Yaşar Kemallerin, Ruhi Suların, Atakan Çeliklerin, Abdullah Yücelerin, Ferit Melenlerin, Kinyas Kartalların Vani Mehmet Efendilerin, Vankulu Mehmet Efendilerin, Seyyid Abdulhakim Arvasilerin, Seyit Fehim Arvasilerin, Abdarrahman Gazilerin, Sofu Babaların, Emrah ile Selvilerin, ve daha nice nice büyük insanların geçtiği topraklardır.
Sevgili dostlar;
Gerek sorumluluklar, aile, iş, güç vs… hayatımıza dair ne varsa. Birde bakıyorsun ki ömür geçmiş, bitmiş, tükenmiş ve sen hala gitmek istiyorsun, ama gidemiyorsun. Hayatının sana getirdiklerine mi sevineceksin götürdüklerine mi üzüleceksin. Hayat işte, bir şekilde yaşamak zorundasın. Ama ne olursa olsun dik durmak gerekiyor, gitmek çare değil aslında. Kolayı mıdır ki her şeyden başını alıp gitmek, bir otobüs garında elinde bavulunla. Gideceğiniz şehirde de acılarınızla, düşlerinizle yüzleşeceksiniz. Binip gideceğiniz otobüs mü silip alacak yaşanan her şeyi. Yollar uzadıkça hüzünler uzakta mı kalacak. İzlerken ayrıldığınız şehrin yollarını, gözlerin arkada kalışının hesabını kim verecek peki? "Başımı alıp gideyim der hep insan, çok basittir aslında dilde söylemesi!" Peki, yüreğine nasıl söz geçireceksin. Nakış nakış işlenen o hüznü sökebilecek misin ? Git gidebildiğin kadar diyoruz hep kendimize ama nereye kadar. Yollar bize ismini söylerken, hüzün siyahına boyanır yine her şehir. Gidişler çare değildir içindekileri yüreğindekileri bitirmedikçe…


       Evet öyle…!Sana terk-i diyar ettiren gönüldeki her neyse onlar bitmediği sürece hayatın her karesinde karşına çıkar. Bir lanet gibi bırakmaz yakanı, zindan eder sana hayatı. İşte bu yüzden gidişler çare değildir hiçbir zaman. Türkiye Cumhuriyetinin bayrağı altında bu serhat şehrinde Edremit gibi türkülere konu olmuş güzel bir yerde yaşamanın mutluluğu tarif edilemez. Bu güzel hava, bu güzel su, bu güzel deniz, bu güzel otlu peynir, bu tendir balığı varken yanında ayran aşını kaşıklamak varken, otlu peynirle düremeç yapmak varken ben ne diye gideyim!
         Size beni dinlerseniz Van'ın soğuğunu ve başka şeyleri bahane ederek gitmeyi değil toprağınıza hayat vermeyi düşünün. 2002 yılında yazdığım bir şiiri de aşağıda arz ediyorum.
         GİTMEYİN VANLILAR
Yükünüzü tutup bir zaman sonra
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar
Burayı bırakıp da başka diyarlara
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Ekmeğini yiyip, suyunu için
Hizmet etmek için bir saha seçin
İşyerleri kurup, fabrikalar açın,
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Her bir yana pasaj, iş hanı kurun
Hep tüketen değil üreten olun
Bu toprakta kalsın parayla pulun
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Karnı aç olana, ekmek, aş verin
Kem söz sahibinin duyun boş verin
Bomboş gezenleri bulup iş verin

Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Burada kazandınız ve burada yiyin
Nankörlük edip olmayın hayin
Kambağ olsun değil şen olsun deyin
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Nice zenginlere siz olun rakip
Elli yılda geçse sürsün bu takip
Siz pireye kızıp da yorganlar yakıp
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Giden gitmiş, bari sizler gitmeyin
Âlemin şehrini siz şen etmeyin
Ecdadın ruhunu hiç incitmeyin
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Ne olur altı ay yağıyorsa kar
Betonarme evlere verir mi zarar
Bu memleketin size ihtiyacı var
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.
**
Zenginseniz fukarayı giydirin
Kendinize helal olsun dedirtin
Fabrikalar kurup ve bir iş verin
Bu şehirden gitmeyin be Vanlılar.

 
Etiketler: GİTMEYİN, BE, VANLILAR…
Yorumlar
Diğer Yazılar
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Artık israfın önüne geçilmeli
Eski Van’da Ramazan ve Kurban Bayramları
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Güldüren adamın ağlatan sonu
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
Öne Çıkanlar
escort bayan istanbul escort
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
13
0
3
1
4
8
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
5
0
5
2
1
8
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı