Yazı Detayı
12 Eylül 2017 - Salı 08:51
 
Güldüren adamın ağlatan sonu
Ümit Kayaçelebi
 
 

Suphi Kaner, Yeşilçam'ın en sevilen komedyenlerindendi. Milyonları güldürmüştü. Ancak alkol bağımlılığı nedeniyle prodüktörlerin boykotuna uğrayınca yaşamına son verdi. Ardında sadece 30 yıllık bir dram bıraktı...
Adamın biri, ruh doktoruna gitmiş, "Doktor" demiş, "Ne yaptımsa bir türlü gülemiyorum. Dünyada hiçbir şey beni güldürmüyor" Doktor tavsiye etmiş: "Komik filmlere gidin, neşeli müzik dinleyin, komedileri kaçırmayın..."
Ne dediyse adam "Hepsini denedim, gülemedim" der dururmuş. En sonunda doktor gülmeyen adamı pencerenin önüne çekmiş. "Bakın" demiş, "Dünyanın en ünlü palyaçosu şu karşıdaki sirkte oynuyor. Onun yeryüzünde güldüremediği insan yoktur."Adam duraklamış ve ne cevap vermiş bilir misiniz?:
"O, bütün dünyayı güldüren palyaço benim!" demiş...
İşte Suphi Kaner, o palyaçonun ta kendisiydi. Otuz milyon insanı güldürdü, ama kendi gülmezdi, gülemezdi.
Cerrahpaşa'da, alt katı marangozhane olan ahşap bir kira evinde 19 Ocak 1933 te doğmuştu. Telgraf hat bakıcısı Ömer Efendi'nin tek evladıydı. Annesi  Nazime Hanım'ın "bir tanesi"ydi. Fakat bu tek evlat yedi yaşında çalışıp para  kazanmaya, eve bakmaya mecbur olmuştu.
Babası Ömer Efendi, çok yaşamadı, 1956 da öldü. Annesi, yıllarca konu komşuya çamaşıra, tahtaya gitmişti. Yıpranmış, ihtiyar, hastaydı. Suphi Kaner, Göztepe'deki hastaneden babasının ölüsünü almaya gittiği zaman hayatında ilk defa bir doktorun üzerine yürüdü: "Babamı öldürdünüz! Ona insan diye bakmadınız, katiller!" diye bağırdı. Babasının cenazesini omuzladı, sedyeye kendi koydu. Hastanenin ölü taşıyan arabasına tükürdü, kendisi bir taksi buldu. Babasının ölüsünü İstanbul'a  taşıdı, o güne kadar içki içmemiş sayılırdı, içmeye başladı. Durmadan  dinlenmeden nefes almadan içiyor, gece gündüz, kendini unutmak, kendinden  kaçmak istiyordu. Etrafındaki insanlardan da sadece şefkat, samimiyet, doğruluk, sevgi bekliyordu...
Baktı ki kendi yoksul, çevresindeki dünya yoksul, büsbütün küstü; kendi yalnızlığına çekildi. Şehzadebaşı'nda Ferah ve Turan sinemalarında fıstık, gazoz  sattı, geceleri sinema localarında sert iskemleler üzerinde yattı. Yorgan olarak  sinema kapılarındaki perdeleri kullandı.
1946'da Eyüp Halkevi'nde sahneye çıkmıştı. "Süt Kardeşler" ve "Mozambik" revüsünde oynamıştı. Aynı yıl cebinde 15 lirayla Yeşilçam Sokağı'na ayak bastı. Film yazıhanelerini süpürüyor, masaların, iskemlelerin tozlarını alıyordu.
Üç yıl sözlü, üç yıl nişanlı durduğu Ender'le 1959'da evlendi. 9 Eylül 1961'de ikiz çocukları dünyaya geldi: Aşkın (kız), Taşkın (erkek) doğunca dünyalar onun olmuştu.
Hatalı bir kararın kurbanı oldu, ümitsizlik içinde kendi hayatına son verdi. Eğer ona da "yaşadı" diyebilirsek... Sadece 30 yıl, 7 ay, 25 gün bu dünyada kaldı. 25 Ağustos 1963'te, geceyi geçirdiği bir arkadaşının evinde, üç tüp "Nembutal" yutarak intihar etti.
Ölümü garantilemek için, yatarken "Beni 12'den önce uyandırmayın" demişti. Şimdi, yıllardır hasret kaldığı rahat uykusunu bol bol uyuyacak. Hiç bir iş davetiyesi veya boykot kararı da uykusunu kaçıramayacak.
ÖLÜMÜNDEN BİR HAFTA ÖNCE...
Suphi Kaner, ölümünden bir hafta önce Ses Dergisi'nin bürosuna gelmiş ve prodüktörlerden dert yanmıştı... İşte o gün konuştukları: İri gözleri gözlerime baktığı zaman içim burkuldu, içki içmemişti. Ayağında mavi pantolon, üzerinde ucuz bir gömlek, dergimizin idarehanesine gelmişti:
"Ben Şile'de kendi kendime konuşuyormuşum, deliymişim. Tabii, kendi kendime konuşurum.Diyojen gibi dünyada konuşacak adam bulamadım da, ondan!" diyordu.
"Yeşilçam"a geldiğim gün 15 liram vardı, işte şimdi 10 liram var. Ama, ben o film prodüktörleri için hayatımı, canımı, kanımı verdim. Onlar benim iş hürriyetimi tahdit etmek cesaretini nereden buluyor? Bari, fırınlara da o "tamim"i yollasınlar da bana ekmek vermesinler! Bu, insan haklarına aykırıdır, insan haklarını çiğnemektir. Fakat onlara göre ben "insan" değilim ki. 20 lira haftalıkla sinema kapılarında bilet toplardım, beni 'Her gün en az otuz müşteriyi biletsiz içeri sokacaksın. Yoksa haftalık alamazsın' diye tehdit ederlerdi. Prodüktörler Cemiyeti beni halktan ayırmak istiyor. Otuz milyon seyircinin tebessümlerini çalmaya kimsenin hakkı yok! Beni, öldürmek  istiyorlar, ama ben bile kendimi öldüremiyorum. İki defa intihara teşebbüs ettim, ölmedim. Komedyen Naşit'i öldürenlerin oğulları, beni de öldürmek istiyor..."
Sözünün burasında gözlerinden yaşlar boşandı, ağlıyordu. Bizim de gözlerimiz  yaşlandı. Teselli ettik. Telefon çaldı. İki gündelik gazete daha onunla  konuşmak istiyordu. Kahvecimize limonata ısmarladık, "Buzlu olsun, ama çok soğuk olsun, içim yanıyor" dedi.
İki bardak limonata içti. Bafra sigarası yaktı, ikram etti bize de, "İfademi, savunmamı almadan beni mahkum ediyorlar, itibarımı kaybettim, tazminat isteyeceğim. Türkiye'deki  bütün kameraları sırtımda taşıdım, 18 yılda bu hale geldim. Bir hamalı aktör diye karşılarında görmek ağır geliyor. Aktörün cemiyeti, sendikası yok. İki çocuğuma dua etsinler, şimdi daha temkinli, daha efendice mücadele  edeceğim. Bu hareketim bütün prodüktörler için değildir. Boykot kararını kabul etmeyen prodüktörlere sadece teşekkür ederim. İçkiyi aleyhimde silah olarak kullanıyorlar. Bu olayların içki ile ilgisi yok. Beni "röntgenci" rolüyle  seyircilerimin karşısına çıkarmak istediler. Onu farkedince terkettim. Beni seven seyircilerimin hanımlarına, ben kötü gözle asla bakamam. Rol bile olsa  bakamam."
Veda etti, çıktı, iki gün sonra ölüm haberini aldık Bu arada, Prodüktörler Cemiyeti Başkanı. "Çağırdık, affedecektik. Pazartesi gelsin, konuşalım; zaten  geçici boykottu diyecektik" diyordu. Halbuki, pazartesi sabahı gazeteler Suphi'nin intihar  ettiğini yazıyordu...
           (Ses Dergisi - 31 Ağustos 1963)

 
Etiketler: Güldüren, adamın, ağlatan, sonu,
Yorumlar
Diğer Yazılar
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Artık israfın önüne geçilmeli
Eski Van’da Ramazan ve Kurban Bayramları
Naim Hoca
GEMİLERDE TALİM VAR
Biz anneden böyle gördük
Vanlıyam şanlıyam
Karınca ezmez şevki
Topkapı sarayı cinayetleri
Fıkraya tahammülü olmayan adam
İmparator Fatih Terim
Çanakkale’de şehit olan bir Mehmetçiğin son mektubu
Bir adam, bir mektup...
Kıbrıs Fatihi
Aşk rubaileri
Âşıktı delikanlı
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY
ADNAN SÜVARİ’NİN GÖZTEPE’Sİ
YAŞ DESTANI'NIN ÖYKÜSÜ
Van’da köy düğünleri
Mustafa Efendi
TOPRAĞIN SESİ
TAYYAR DABBAĞOĞLU
ŞEMSETTİN ÖZDEMİR VE MAZİDEN ESİNTİLER
Van'da sinemalı yıllar
ESKİ DOSTLAR
SEYYİD AHMET ARVASİ
Selim Gülsoy
Ölüm Gelenekleri
Nerede kaldı o eski kötü adamlar
Ne ğoş gonuşi bu Vanlilar
O eski Vanlılar
İSMAİL PERİHANOĞLU
Vanda hıdrellez
HA BU DİYAR
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
Kimler geldi kimler geçti
GAYNANAYI ŞİKÂYET
Eski Van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA KOMŞULUK
ESKİ VANDA HALK İNANIŞLARI
Eski Van’da çocuk oyunları
Anılardan bir demet
Ermeni mezalimi hafızalarda
Unutulmayanlar: Enver Dilaver
EDREMİTLİ FATO NENE
DEVR-İ SİYASET
ÇÖKERTMEDEN ÇIKTIM DA HALİLİM
ÇOCUKLUK GÜNLERİ
Van Yemekleri
Biz kaç kişi kaldık?
BEYBABA
Alıştım Sana
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
BİR ZAMAN (1)
Molla Hamit Ekinci (Hamit Hoca)
Yaşar Kemal
Vankulu Lügati
Ada sahillerinde bekliyorum - I
Süreyya (Sürgünde ölen prenses)
Abdurrahman Somdani’nin öyküsü
Çöpçülerin suçu yok
Kesik Çayır Biçilir Mi?
Haydi Sinemaya
Hayali Hasan Yavaş’ı yarenlikte astılar
Güvercin Uçuverdi
BİRAZ DA GÜLÜMSEYELİM
Gülfem Hatunun ölümü...
Guantanamo gardiyanı Müslüman oldu
FUTBOLUN EFENDİSİ
Fil Hadisesi
FAHRETTİN PAŞA - MEDİNE MÜDAFİİ
Sahnedeki Erol Büyükburç
DEĞİRMENBAŞI VE HIDRELLEZ
Cellât, Menderes'e 'o ayakkabılar benim olacak' dedi
Cehennemden kurtuldu
Şöhretten Sefalete Düşen Yıldız
BU MİLLETE UŞAKLIĞI ÖĞRETEMEDİM
Bu Millet O Kadar Zengin Değil
Bodrum Hakimi
BİRAZ EMEK SİNEMASINDAN BAHSETMEK İSTİYORUM
Bir zamanlar EOKA
Şahbağı Efsanesi
Atakan Çelik gönüllerde
Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi
Bir zamanlar yeni Van sineması
Bermuda Şeytan Üçgeninin Sırrı
Bir adam, bir mektup...
BEYAZ KELEBEKLER
Bermuda Şeytan Üçgeni
Berlin panteri Turgay Şeren
BEDİR TÜRKÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
Bayan Bacak: Serpil Örümcer
BEKÇİ BAKIR
BABA ERENLERDEN…
KAÇ KİŞİ KALDIK (18)
Ayşe Tatile Çıksın
Aşk Rubaileri - Mevlana
Kaç kişi kaldık -17
Aşıktı delikanlı
Aşık Beyhani
Aşan Bilir Karlı Dağın Ardını
İslam'da Ashab-ı Kehf
Arzu İle Kamber Hikâyesi
KAÇ KİŞİ KALDIK (15)
VAN MANİLERİ
MEHMED EFENDİ, VANÎ
Vanlı Köçek Rıza
KAÇ KİŞİ KALDIK (14)
Türkçenin İlk Matbu Eseri: VANKULU LÜGATİ
Kaç kiş kaldık (13)
GELİN KAYNANA ATIŞMASI
KAÇ KİŞİ KALDIK (12)
Eski Van'da komşuluk
ALİ HAYDAR BEY VE CEVDET BEY (ESKİ VAN VALİLERİ)
64 YILDA NELER OLMUŞ NELER…
KAÇ KİŞİ KALDIK (11)
Eski van’da sünnet merasimi
ESKİ VANDA ASKERE GÖNDERME
KAÇ KİŞİ KALDIK (10)
ESKİ VAN'DA ÖLÜM GELENEKLERİ
Adnan süvari ve Göztepe
KAÇ KİŞİ KALDIK (8)
ESKİ VANDA RAMAZAN ve KURBAN BAYRAMLARI
KAÇ KİŞİ KALDIK (7)
Altuna'nın kaderi
AN GELİR ATİLLA İLHAN ÖLÜR
Eski Van’da çocuklara ad koyma
Alamut kalesi
Van’da halk inanışları
Kaç kişi kaldık (3)
Ahlat efsaneleri
7 kişi ile 7-0 kazanılan maç
365 Yıllık yaş destanının öyküsü
Eski dostlar
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Van Nostaljisi
Van için bir şarkı bestele
Eski Vanı özledim
Eski Banka sokağı
Eski çamlar bardak odu
Anılardaki Yeşilçam
Molla Hamit Ekinci (Hamit hoca)
Babadan gördük
Yaş destanı ve hacı Efdal
Ordunun dereleri
Unutulmayanlar...Servet Mehterbaşıoğlu
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Çökertmeden çıktımda Halilim
Eski çamlar bardak oldu
Van yemekleri
Sofu baba
Anılardın bir demet
Unutulmayanlar (selim gül soy)
Ali Paşa ağıdı
Kimler geldi kimler geçti
Cengiz Alper anlatıyor
Eski Van’da çocukluk günleri
Eski Van’da 2 Nisan bayramları
Çocukluk arkadaşım Mustafa Sönmez
Vanlıyam şanlıyam
Çökertmeden çıktım da Halilim
Kinyas Kartal
Yayla suyu yan akar, ayağında kundura ve Mahmut bey ağıdı
O eski Van unutulmaz
Kaç kişi kaldık
Eski Van’da misafirlik
Onları unutmadık
Unutulmayanlar… Tayyar Dabbağoğlu
O Eski Van'da
Bir zamanlar yıldız sineması vardı
Eski çamlar bardak oldu
Şemsettin Özdemir ve maziden esintiler
Tevfik Demiroğlu anlatıyor
BİR ZAMANLAR ŞEHİR SİNEMASI
UNUTULMAYANLAR… - ENVER DİLAVER
Çay içen Fato nene
Musikişinas dostlarıma...
İlyas Kitapçı...
BİZLERİ UNUTMA GAZATACI BEG... BİZLERİ UNUTMA...'
ERNİS KÖY ENSTİTÜSÜ
BİR HAYALİ HASAN YAVAŞ VARDI
KAÇ KİŞİ KALDIK
FERİT MELEN ANLATIYOR
GİTMEYİN BE VANLILAR…
Öne Çıkanlar
escort bayan istanbul escort
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
19
0
2
1
6
9
2
Başakşehir
18
0
1
3
5
9
3
Kasımpaşa
18
0
3
0
6
9
4
Antalyaspor
16
0
3
1
5
9
5
Göztepe
15
0
4
0
5
9
6
Beşiktaş
15
0
2
3
4
9
7
Trabzonspor
14
0
3
2
4
9
8
Konyaspor
13
0
2
4
3
9
9
Ankaragücü
13
0
4
1
4
9
10
Alanyaspor
12
0
5
0
4
9
11
Yeni Malatyaspor
12
0
3
3
3
9
12
Sivasspor
10
0
3
4
2
9
13
Bursaspor
9
0
2
6
1
9
14
Kayserispor
9
0
4
3
2
9
15
Fenerbahçe
9
0
4
3
2
9
16
Çaykur Rizespor
8
0
3
5
1
9
17
Bb Erzurumspor
6
0
5
3
1
9
18
Akhisar Bld. Spor
5
0
6
2
1
9
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı